Home
ANASAYFA
album
Album
Forums
Forums
Your Account
Kullanıcı Girişi
Site menu
icon_home.gif Ana Sayfa
insanhaklari.jpg Biz Kimiz?
icon_community.gif Insan Haklari
newspaper.gif Dernekten
bende.jpg Yazarlar
page_white_text.gif Haberler
som_themes.gif Videolar
icon_members.gif Ziyaretçi Defteri
icon_community.gif Kullanıcı Girişi
favoritos.gif Kayıt
som_downloads.gif iletisim


yediumut Köşe Yazıları Bölümüne Hoşgeldiniz!..

Kirli Gömlek, Sigara Paketleri ve Diyarbakır



Yazar Adı: İmam

Yazar İletişim:



Bunlar
Engerekler ve çıyanlardır
Bunlar
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır
Tanı bunları
Tanı da büyü!


Taksim Meydanı’ndaki bir konserinde Cem Karaca, parmağıyla Hilton Oteli’ni işaret ederek okur bu şiiri. Şiirin adı Adiloş Bebe, yazarı ise Ahmed Arif’tir.
Cumhuriyetin dördüncü yılında Diyarbakır’da dünyaya gelmiş, ilk ve orta öğrenimini Siverek ve Diyarbakır’da yapmıştır Ahmed Arif. Kendisini Ahmed Arif yapan (tutuklamalarla dolu) hayata da ilkokulda giriş yapmıştır. Urfa’da henüz beşinci sınıftayken halkevine giden Ahmed Arif, buradaki tüm dergileri okur, oradaki ağabeylerle sohbet eder. İşte bu günlerde belediye önünde gaz dağıtımı yapan zabıtaların, sırayı bozdukları gerekçesiyle kadınları kırbaçlamaları halkevini harekete geçirir. Bu olayı fotoğraflarla belgelemek isterler. Tek sorunları ise fotoğrafı kimin çekeceğidir. Fotoğraf çekmeyi bilmeyen Ahmed Arif, “Öğretirseniz çekerim.” Der ve bu olayın ardından tutuklanır, hatta mahkemeye çıkarılır.
Böyle başlayan bir eğitim hayatının normal şartlarla devam etmesi beklenemez tabi. Üniversite öğrencilik yılları tutuklanmalar, işkenceler ve hapislerle doludur. İlk durağı İstanbul Üniversitesi olan Ahmed Arif, 1947 yılında Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe Bölümü’ne geçer. Burada defalarca tutuklanan şair, 141. maddenin orta dönem tanıklarındandır. Gizli örgüt kurma suçuyla iki kez yargılanır ve henüz öğrenciyken hapse atılır. Eğitimi yarıda kalan Ahmed Arif, hapisten çıkınca Ankara gazetelerinde çeşitli işler yaparak yaşam mücadelesini sürdürür.

İlk şiiri henüz ortaokuldayken Millet Dergisi’nde, Neyzen Tevfik’le aynı sayfada yayınlanır. Daha sonra Beraber, İnkılâpçı Gençlik, Meydan, Militan, Kaynak, Yeni Ufuklar, Yeryüzü gibi dergilerde şiirleri yayınlanır. Ancak az yazdığı ve ortalarda görünmeyi pek sevmediği için şiir çevrelerince pek tanınan bir şair değildir. Ta ki 1967 yılında şiirlerinin topluca Soyut Dergisi’nde yayınlanmasına kadar. Ardından gelen ilk ve tek kitabı Hasretinden Prangalar Eskittim, onu şiir dünyasının zirvesine taşır. Kitap kısa sürede baskı üzerine baskı yapar( kitap günümüzde de hala sık sık basılmaktadır).
O yıllardan sonra hemen hemen hiç şiir yazmamış olması, belki de onu efsane yapmıştır. Çok şiir yazmayışının sebebini soranlara, cebinde bir şiiriyle yakalanan yakın bir arkadaşının şiir yüzünden çok işkence gördüğünü ve bu sebepten çok şiir yazmadığını söylemiştir. “Benim şiirim, insanların canını yakmasın.” der.

Şiir yazmaya başladığı yıllarda örnek alabileceği iki üstad vardı önünde. Ya Orhan Veli’yi örnek alacaktı ya da Nazım Hikmet’i. Oysa ona göre Orhan Veli daha çok burjuva sınıfına hitap ediyordu. Nazım ise hasret üzerine yoğunlaşmıştı. Diyarbakır’ı anlatan hiçbir örnek bulamayan Ahmed Arif, büyük bir cesaret ile kendine örnek olarak kendisini seçmiştir.

Tarz olarak Nazım Hikmet’le çok karıştırılsa da, aslında aralarında büyük farklılıklar vardır. Nazım, sakin bir ırmaktır, uygardır. Ahmed Arif ise gürleyen bir nehirdir. O, dağları, karları, fukaralığı anlatır. Onun deyimiyle, onun umudu, hesabı dağlarladır; Diyarbakır’dır sevdası.

Gerçek “toplumcu gerçekçi” tarzı yaratan şair, sadece kendi nesline değil, peşinden gelen nesillere de ışık tutmuştur.

Dünyaya 1991 Haziranında gözlerini kapatan şair, yayınlanmış 27 adet şiiri ile efsane olmuş, tek kitapla da şair olunabileceğini insanlara kanıtlamıştır.


ANEKTODLAR

 Şiirinde kullanacağı bir kelime için 16 yıl bekleyecek kadar titiz olan şair, yoksulluktan sürünürken fakirlik kâğıdı almayı reddedecek kadar da gururludur.
 Şiirleri el altından tüm memleketi dolaşan, her kesimden insanın elinde gizliden gizliye okuduğu şair, bilinmeyen birçok şiire imza atmıştır. Çoğu şiirini hemen oracıkta sigara paketlerinin üzerine yazmış ve kaybetmiştir.
 Cem Karaca, yurda dönmek için annesi araya sokarak Turgut Özal’dan özür dileyince Ahmed Arif, kendi şiirlerini Cem Karaca’nın okumasın yasaklamıştır.
 Küçük çocukların kendisine Ahmed Amca demelerinden hoşlanmayan şair, “ Bana Ahmed Arif Amca deyin. Ahmed Amca deyince bir şeyler eksik kalıyor. Tıpkı hayat gibi. Kim hayata benzemek ister ki? ”

İKİ KÜÇÜK HİKÂYE
 Ahmed Arif ve Cemal Süreyya her zaman Ankara’da aynı meyhanede içerler, dertleşirler, şiir yazarlar. Fakat birkaç gün Ahmed Arif meyhaneye gelmeyince Cemal Süreyya dayanamaz, onu aramaya koyulur ve 3. sınıf bir yerde bulur onu. Perişan haldeki Ahmed Arif utana sıkıla Cemal Süreyya’nın kardeşine âşık olduğunu söyler. Buna çok sevinen C. Süreyya iki gence bir randevu ayarlar. Ama buluşma günü Ahmed Arif ortalarda görünmez. Buna çok sinirlenen Cemal Süreyya, onu aynı 3. sınıf meyhanede bulur. Neden gelmediğini sorar. Ahmed Arif’in cevabı ise “Gömleğim kirliydi be Cemal, onun karşısına kirli gömlekle çıkmak olmaz.” olmuştur. Bunun üzerine iki üstad sabaha kadar içip dertleşmişlerdir.
 Üstad hapishaneye götürülmek üzere elleri kelepçeli, iki yanında jandarma ile trene biner. Kompartımana otururlar. Derken yanlarına diğer yolcular gelir oturur. Yolculardan biri döner, elleri kelepçeli olan üstada sorar:
- Suçun ne, neden gidiyorsun hapishaneye?
Üstad cevap verir:
- Sevdadandır.

Okunma: 100 Eklenme Tarihi: Salı, 24. Haziran 2008
 
En Çok Okunan
İmam: En çok okunan yazısı
Kirli Gömlek, Sigara Paketleri ve Diyarbakır


Seçenekler

   Çıktısını Al

   Arkadaşına Yolla

   Köşe Yazılarına Dön



Bu Yazıyı Oylayın
Oy Ortalaması: 0
Toplam Oy Sayısı: 0

Sizce Bu Yazı Nasıl ?

Çok İyi
İyi
Normal
Kötü
Çok Kötü




Bu sitedeki tüm logo ve markalar sahip ve lisans işleticilerin malıdır.
Ayrıca sorumluluktan bağışıklık geçerlidir. Diğer detayları burada bulabilirsiniz Künye.
Bu sayfanın içerikleri RSS/RDF-Kaynaklı olarak mevcut.
Bu web sitesi pragmaMx 0.1.10 e dayalı.
Makaleler yazarın/yazarların fikri mülkiyetidir,
başka her şey © 2008 by yediumut